Colin Archer (1832 – 1921)
Colin Archer (1832 – 1921)

Tekne Tasarımcıları Serisi 1
Colin Archer (1832–1921)
Denizci dostlar, sizlere yakın tarihin önde gelen gemi tasarımcılarını seri hâlinde anlatacağız. Bildiğiniz gibi gemi ve tekne yapımı antik çağlara kadar uzanmakta; deniz ticareti ve savaşlar ise gemi yapımındaki teknolojik gelişmeleri hızlandırmıştır. Farklı coğrafyalarda, yerel deniz koşullarına uygun çeşitli yelkenli gemi tipleri inşa edilmiştir. Örneğin Karadeniz’de kullanılan balıkçı kayıkları ve gemileri, Ege Denizi teknelerinden farklıdır. Balıkçılık ve taşımacılık faaliyetleri, farklı deniz koşullarına uygun gemiler inşa edilerek sürdürülmüştür. Kıyılarda ve özellikle adalarda yaşayan toplumların deniz kültürü oldukça gelişmiş olup, bu toplumlar gemi tasarımında da ilerleme kaydetmiştir.
Yakın tarihte imparatorluklar genişledikçe bilimsel amaçlı keşif seyirleri yapılmış, kıyıların haritalandırılması için gemi sahipleri ve kaptanlara finansman desteği sağlanmıştır. Deniz ticaretinin 15. ve 17. yüzyıllar arasında artmasıyla korsanlık faaliyetleri ve deniz savaşları da çoğalmış, bunun sonucunda farklı boyut ve amaçlara uygun gemi ve kayıklar üretilmiştir. Dünyanın deniz yoluyla keşfedilmesi ve yeni yerleşim yerlerine ulaşılması sayesinde, işgallerin yanı sıra kıyıların haritalandırılması da mümkün olmuştur. Piri Reis Haritası da bu döneme ait önemli eserlerden biridir.
Denizcilik tarihinde, 18. yüzyılın sonlarında kıtaların keşfi büyük ölçüde tamamlanmış; imparatorluklar ve ulus devletler kutup keşiflerine yönelmiştir. Kuzey denizlerinde, Arktik Okyanusu’nda Vikingler döneminden itibaren deniz ticareti, savaşlar, avcılık ve coğrafi keşifler için bölgenin zorlu koşullarına uygun gemiler inşa edilmiştir. Kutup keşif gemilerinin tasarımında, günümüzde balina ve fok avcılığı için kullanılan gemi formlarından yararlanılmış; bilimsel veriler ve hesaplamalar doğrultusunda buz içinde ilerleyebilen, denizcileri soğuktan koruyan ve yüksek sızdırmazlık özelliğine sahip ahşap gemiler geliştirilmiştir.
Serinin ilk bölümünde, kuzey denizlerinde denizcilerin daha güvenli seyir yapabilmesi için kılavuz ve kurtarma gemilerinin geliştirildiği, kutup keşiflerinin hız kazandığı dönemde yaşayan ünlü gemi tasarımcısı ve yapımcısı Colin Archer’ı ele alacağız. Colin Archer tasarımı gemi ve yatlar günümüzde hâlâ üretilmektedir. Özellikle Kuzey Denizi koşullarına uygun geliştirdiği tasarımlar; kılavuz tekneleri, kurtarma gemileri ve yatlarda modern teknolojilerle uyarlanarak kullanılmaya devam etmektedir.
Colin Archer, İskoçya’dan Norveç’e 1825 yılında göç eden bir ailenin 13 çocuğundan 12’ncisi olarak Norveç’in güneyindeki Larvik kentinde doğmuştur. Gemi mimarisi alanına yönelmeden önce, 1834 yılında Sydney’e giden ağabeyi David’in ardından birkaç kardeşiyle birlikte Avustralya’nın Queensland bölgesinde çiftçi ve yönetici olarak çalışmıştır. Yönetici olarak görev yaptığı dönemde Fitzroy Nehri’nin haritasını çıkarmakla görevlendirilmiştir.
Archer, 1861 yılında Larvik’e dönerek Tollerodden’de bulunan evinin atölyesinde gemi tasarımı ve inşasına başlamıştır. Yelkenli tekne inşasına başlamadan önce Fredrik Henrik af Chapman’ın çalışmalarını, özellikle de deplasman eğrisi konusunu incelemiştir. Ayrıca John Scott Russell’ın teorilerini de araştırarak kendi tasarım anlayışını geliştirmiştir. İlk teknelerinde Chapman’ın deplasman parabol eğrisi ile Scott Russell’ın orta kesitin oldukça geride konumlandırılması ve keskin pruva su hatları teorilerini birleştirerek yeni tasarımlar oluşturmuştur. Bu yaklaşımıyla Archer, 1872 yılında pilot (kılavuz) tekne tasarımında önemli bir değişim yaratmıştır.
Archer’ın ilk kılavuz teknesi, 33 fit uzunluğunda olup 1872 yılında inşa edilmiştir. Scott Russell’ın teorilerinden yararlanılarak orta bölüm, geleneksel %44’lük konum yerine ön dikme ekseninden %58 oranında uzağa yerleştirilmiştir. Geleneksel tekneler bu nedenle eski, küt “Morina Başı – Uskumru Kuyruğu” tipinde; geniş ve sığ yapılı olduklarından rüzgâra karşı performansları zayıftı.
Archer, tekneleri daha fazla balast kullanarak derinleştirmiş ve sağlam meşe ağacından inşa etmiştir. Böylece teknelerin denize elverişliliği, manevra kabiliyeti ve hızları artmıştır. İlk teknesinden itibaren Norveç’in çift uçlu kılavuz teknelerinde adeta bir devrim yaratmıştır.
Archer, 1872 yılında gemi ve tekne tasarımı konusundaki bilgilerini paylaşmak amacıyla, Fredrik Henrik af Chapman ve John Scott Russell’ın teorilerini içeren 29 sayfalık bir tasarım ders notu yayımlamıştır. Bu çalışma onun için etkili bir tanıtım olmuş ve kısa sürede yeni siparişler almasını sağlamıştır.
Archer’ın verimli bir gövde tasarımı için yaptığı hesaplamalar sonucunda, 1876 yılında Chapman’ın parabol eğrisini Scott Russell’ın dalga eğrileriyle (önde sinüs eğrisi, arkada trokoid eğrisi) değiştirdiği görülmektedir. Scott Russell’ın, teknenin orta bölümünü daha geriye yerleştirme ve keskin pruva su hatları kullanma teorisiyle Archer kendi tasarım anlayışını daha da geliştirmiştir. Bu anlayış doğrultusunda yatlar büyük balast omurgalarıyla inşa edilmiştir.
Kılavuz teknelerindeki bir sonraki büyük gelişme ise 1882 yılında gerçekleşmiştir. Archer, daha önce yatlarda kullandığı balast omurgası ve karvel yapım tekniğini kılavuz teknelerinde de uygulamaya başlamıştır. Balast omurgasının sağladığı denge sayesinde tekne genişliğini geleneksel %38–40 oranından %33 seviyesine düşürmüştür. Böylece 36 fitlik pilot tekneler, performans açısından üstün ve devrilmeye karşı daha dayanıklı hâle gelmiştir.
Yeni tasarıma sahip pilot tekneler, 1892 yılında Norveç’in güneydoğu kıyısında yaşanan şiddetli bir fırtınada birçok balıkçı teknesini kurtarmıştır. Düzenlenen tasarım yarışmasının ardından Norveç Deniz Kurtarma Derneği (Norsk Selskab til Skibbrudnes Redning), Archer’a kurtarma teknesi tasarımı siparişi vermiştir. Sipariş edilen 47 fitlik kurtarma teknesi; denize elverişliliği, dayanıklılığı ve güvenliği sayesinde büyük başarı kazanmış, ardından 33 adet daha inşa edilmiştir. Kılavuz ve kurtarma tekneleri Archer ile tersanesine büyük ün kazandırmıştır.
Kılavuz teknelerinin 1892 yılında denize elverişliliğini kanıtlamasının ardından diğer tüm tekne üreticileri Archer’ın çizgilerini ve yapım yöntemlerini kopyalamaya başlamıştır. Bu tekneler, kim tarafından tasarlanmış veya inşa edilmiş olursa olsun “Colin Archer” ya da “Colin Archer tipi” olarak anılmaya başlamıştır.
Tasarım yarışmasının ardından Archer, yeni kılavuz botu tasarımını geliştirerek tekne boyunu 46 fite çıkarmış, genişlik oranını ise %33,5’e düşürmüştür. Serbest borda yüksekliğini yaklaşık 20 cm artırmış ve omurgayı genişletmiştir. Balast omurgası 6,5 tona çıkarılmış, iç balast ise 6–7 ton olarak korunmuştur. Tekne çerçeveleri içine yerleştirilen 45 mm’lik tahtalardan oluşan tavan su geçirmez hâle getirilmiş; böylece teknenin bir sızıntı veya hasar durumunda dahi seyir ve manevra yapabilmesi sağlanmıştır. Tekne, ketch donanımıyla hazırlanmış ve Temmuz 1893’te RS 1 Colin Archer adıyla denize indirilmiştir.

RS1 Colin Archer, 1893 yılında. Tekne daha sonra beyaza boyanmıştır.
1893 ile 1924 yılları arasında 33 adet ketch tipi yelkenli kurtarma botu inşa edilmiştir. Bu botların 28’i Archer’ın tasarımıydı ve 13’ü doğrudan Archer tarafından inşa edilmiştir. Risør bölgesinde, 1909–1924 yılları arasında son 13 ketch üretilmiştir.
Archer, 1897 yılında kurtarma botları için iki yeni tasarım daha geliştirmiştir. Bu tasarımlara göre inşa edilen Mk II modeli; pruva profilinde daha fazla çıkıntıya, dolayısıyla pruva bölümlerinde daha fazla genişliğe ve daha dolgun bir su hattına sahipti. Güverte üstü uzunluğu 47 fite çıkarılmış ve yedekleme sırasında daha dengeli hâle getirilmiştir. 1908 yılında geliştirilen Mk III modeli ise 20 cm daha geniş (%34,4) olup daha dolgun bir pruva ve daha ince bir kıç yapısına sahipti. Tüm versiyonlarda orta bölüm, ön dikme ekseninden yaklaşık %53 uzaklıkta konumlandırılmıştır. Mk III’ün hatları, Archer’ın normalde kullandığı tasarımlara göre daha simetrik bir yapı göstermektedir. Mk III kurtarma botu, güçlü rüzgârlardaki performansı ve yüksek çekme kapasitesi sayesinde en başarılı modellerden biri olarak kabul edilmiştir.
Teknelerin daha rahat hareket etmesini sağlamak ve güverteyi kuru tutmak amacıyla balast orta bölüme yoğunlaştırılmış; çapa vinci ve zincir direğin arkasına yerleştirilmiştir. Yelken donanımı ise kısa direkli ve küçük kıç yelkenli ketch tipindeydi. Güçlü rüzgârlarda genellikle yalnızca ana yelken ve flok kullanılır, çoğu zaman camadanlı yelkenlerle seyredilirdi. Tekne yedekleme sırasında kıç yelkeni, rüzgâra daha iyi yönelmek ve dönüşlere yardımcı olmak amacıyla kullanılırdı. Yelken donanımı temel olarak tüm teknelerde benzerdi; ancak direkler, tekne boyu büyüdükçe daha ağır hâle gelmiştir.
Colin Archer, her biri özgün çizimlere sahip yaklaşık 60 yat inşa etmiştir. Bunların yarısı çift uçlu, diğer yarısı ise ters kıçlıydı. Hem çift uçlu hem de ters kıçlı yatların çoğunda erik biçimli pruva tasarımı bulunmaktadır. Tüm yatlarda, özellikle 1897’den sonra iş teknelerine göre daha oyuklu ön bölümler tercih edilmiştir. Ayrıca yatların güverte üzerindeki genişliği, uzunluklarının %22–30’u kadardır. (Kılavuz ve kurtarma teknelerinde bu oran %33–36’dır.)
Asgard hariç tüm yatlar ve tüm kılavuz tekneleri tek direkli (cutter rigged) yelkenliydi. Yatların bumbası kıç tarafa birkaç fit uzanmakta ve nispeten yüksek direklerle birlikte performansı artırmaktaydı. Kılavuz teknelerinde ise bumba mizana direğine kadar yaklaşık bir fit uzatılmıştır. Sadece kurtarma tekneleri ve bazı balıkçı tekneleri iki direkli (ketch-rigged) olarak tasarlanmıştır. Yatların yelken alanı, su hattı uzunluğu karesinin %100–125’i aralığındadır.
Archer, neredeyse tüm teknelerinde; aralarında ince, buharla bükülmüş meşe çıtalar bulunan ve 2 fit aralıklarla yerleştirilen çam ağacından iskeletler kullanmıştır. Bu yapı, ince ve kanvas kaplı güvertelerle birleşince yatların oldukça hafif olmasını sağlamıştır.
Archer, 78 yaşında iş hayatını bırakana kadar süren kariyerinde yaklaşık 200 tekne inşa etmiş; bunların 120’si balast omurgalı olmuştur. Tasarımları başka tersanelerde de uygulanmış ve yaşamı boyunca yaklaşık 60 yat üretmiştir. Archer yaklaşık 120 çift uçlu tekne inşa etmiş; daha sonraki yıllarda dünya çapında binlerce Colin Archer tipi tekne üretilmeye devam etmiştir. Orijinal teknelerinden yaklaşık 35’inin 2017 yılı itibarıyla hâlâ denizde seyir yaptığı tahmin edilmektedir.
Archer’ın tasarımlarını dünya çapında ünlü hâle getiren ve doğrudan Colin Archer tarafından inşa edilen en önemli gemi, Fridtjof Nansen’in 1893–1896 Kuzey Kutbu seferinde ve Roald Amundsen’in 1911’de Güney Kutbu’na ulaştığı tarihi keşif yolculuğunda kullanılan Fram gemisidir. Fram, günümüzde Norveç’in Oslo kentindeki Bygdøy’de bulunan Fram Müzesi’nde korunmaktadır.
Archer ayrıca, 1875–1886 yılları arasında Arendal’da yedi ve 1887 yılında Grimstad’da bir olmak üzere toplam sekiz yelkenli geminin inşasında kullanılan, 135–155 fit uzunluğunda çeşitli üç direkli bark gemileri tasarlamıştır.
Tasarladığı diğer gemiler:

Fok ve balina avı gemisi CASTOR, 1886 yılında Arendal’da inşa edilmiş olup 135 fit uzunluğundaydı. 75 beygir gücünde bir buhar motoruyla donatılmıştı. Gemi, 1896 yılında Grönland açıklarında kaybolmuştur.
Laurvig Strandværft, Archer’ın tasarımlarına göre dört gemi inşa etmiştir:
- 1875: Aries adlı uskuna – 86 fit
- 1880: Leon adlı brigantin – 108 fit
- 1892: Kutup gemisi Fram – 140 fit
- 1900: Yardımcı buharlı yat Ingeborg – 94 fit
Brigantin Leon; gemi ve model tekne olarak da ünlüdür.
1886 yılında Colin Archer’ın tasarımıyla Arendal’da üç direkli Pollux adlı fok ve balina av gemisi inşa edilmiştir. Gemi, Carsten Borchgrevink tarafından 1897’de satın alınarak Archer’ın tersanesinde kutup keşifleri için yeniden donatılmıştır. Daha sonra adı Southern Cross olarak değiştirilmiş ve 1898–1900 yılları arasında Antarktika’ya sefer yapmıştır. Borchgrevink bu yolculuk sırasında önemli keşifler gerçekleştirmiş ve Antarktika anakarasına ayak basan ilk insan olmuştur. Bu keşiflerden elde edilen bilgiler, daha sonra Fram gemisiyle Güney Kutbu’na ulaşan Roald Amundsen tarafından da kullanılmıştır.
İyi seyirler.

Colin Archer 12m Gaff Cutter “VILDE”
1982 yılında Danimarkalı bir doktor için, orijinal 1902 Colin Archer tasarımına sadık kalınarak üretilen VILDE; Norveç’in efsanevi geleneksel tersanesi Hardanger fartøyvernsenter tarafından inşa edilmiştir.
Nalan Yüksel’in katkılarıyla…

